Hikâyemiz

“Bir liderle tanıştık, hayatımız değişti.”

Hâlbuki ne kadar umutsuz bir dönemiydi hayatımızın… Dilşat Arpacıoğlu

Ekrem İmamoğlu. Adaylığı açıklanmış teker teker ilçeleri gezmeye başlamıştı.
Bizi duymuş. Sandık güvenliği adına emek veren bir grup vatansever gönüllüyü...
Tanımak, tanışmak istemiş bizlerle…
İtiraf ediyorum; O güne dek ne adını duymuştum ne de Beylikdüzü’ nde yarattığı mucizeden haberdardım.
Umutsuz olsak da gittik tanışmaya.
İyi ki, iyi ki gitmişiz…
Sordu bize o güne dek yaptıklarımızı, tecrübelerimizi...
Dinledi, sorular sordu. Not aldı.
Sonra ne yaptı biliyor musunuz? Bize teşekkür etti...
Hâlbuki biz gönüllülere pek teşekkür edilmez.
Siyasi bir kimliğiniz yok ise ciddiye alınmazsınız ve takdir edilmezsiniz kolay kolay bu tip ortamlarda.
Dahası var, hayallerimizi sordu bize...
Yaklaşan seçimde neler yapılabilir diyerek Sandık Güvenliği projemizi dinledi.
Kendilerinin de benzer çalışmaları olduğunu, bunları beraberce masaya yatırarak şekillendirebileceğimizi söyledi.
İşte, İstanbul Gönüllülerinin gönlümüze düşüşü o sohbetin son bulduğu an itibarı ile oldu…
Ekrem Başkanın çağrısı ile yaklaşık 15 bin kişinin başvurduğu gönüllü ordumuzla 31 Mart seçimlerinde her okulda bir İstanbul Gönüllüsü olacak şekilde çalışmaya başladık.
Öncelikle tek tek tüm gönüllüleri aradık, tanıştık, bir araya geldik.
Sistemimizi anlattık ve nihayetinde 31 Mart gecesi siyasi partilere ek olarak İstanbul’da bulunan 1919 okuldan Büyükşehir sonuçlarını hızlıca merkeze bildirdik.
Olmuştu…
Hedefimize ulaşmış, demokratik seçim sürecine katkıda bulunmanın mutluluğu ile haklı bir gurur yaşıyorduk.
Ta ki mazbata geri alınana dek…
Üzüldük. Kızgındık ama moralimizi hiç bozmadık.
Bir kez başarmıştık ve bir daha başarabilirdik.
Ne de olsa inancımız ve gençliğimiz vardı bizim…

6 Mayıs 2019
Ve artık o gün itibariyle 180 bin kişilik bir aile olmuştuk.
Demokrasiye inanmış, inandığı değerler için emek vermeye kararlı, asla vazgeçmeyecek kocaman bir aile…
Bu sefer her okulda değil; her sandıkta bir İstanbul Gönüllüsü olarak görev aldık.
Ayrıca 40 bin civarında müşahidi partilere yönlendirdik.
Bu sefer sadece sandık başında değil sahada da vardık.
Çünkü mağdur edilmiştik ve uğradığımız haksızlığı anlatmak için bizlere de görev düşmüştü.
Tekrar edilen bir seçim stresinden çok uzak, tam bir şenlik havasında, başkanımızın söylemini ve yaklaşımını içselleştirmiş saha ekiplerimizle yollara düştük, kapıları çaldık.
Hem anlattık, hem dinledik.
Artık 23 Hazirana hazırdık…

29 Haziran 2019
Mazbata alınmış, seçimin üzerinden sadece bir hafta geçmişti.
Başkanımız aradı, bir araya gelmek istediğini söyledi.
Çünkü işimiz aslında henüz başlıyordu…
Bu sefer Saraçhanede ağırladı bizi.
Aynı sıcaklık, aynı coşku ve inançla konuştu.
Henüz eşi benzeri görülmemiş, sadece Avrupa’ya değil tüm dünyaya örnek olacak yepyeni bir kent gönüllülüğüne dönüşecek İstanbul Gönüllüleri'nin tohumu o gün Saraçhane’de atılmış oldu.
Artık seçim, pusula, sandık yoktu.
Sadece İstanbul, 16 milyon İstanbullu ve onlar için harekete geçerek emek verecek İstanbul Gönüllüleri vardı. İşte o günden itibaren bu doğrultuda, tüm süreçlerdeki deneyimlerimizi de dikkate alarak, yeniden yapılandık ve ''Yeniden İstanbul Gönüllüleri'' olarak hazırız.

Dilşat Karahan Arpacıoğlu
İG Koordinatörü

 

Yeniden İstanbul Gönüllüleri

 

Kalplerimiz artık çok daha güzel ve yaşanabilir bir İstanbul için atıyor. Adil, yeşil ve yaratıcı bir İstanbul...

Şimdi, enerjimizi bu yolda kullanmak üzere yeniden, keyifle ve heyecanla yola koyuluyoruz.

Amacımız, İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun 'İstanbul'a Yeni Bir Başlangıç' sloganıyla hayat bulan süreçte, şehri gönüllülerle birlikte yönetme ve sivil toplumun yönetime dahil olması vizyonu doğrultusunda, dünyaya örnek olacak,  sürdürülebilir bir gönüllülük hareketi olmak. 

Artık seçim döneminde bir araya gelmiş gönüllüler değil, İBB’yle birlikte İstanbul ve İstanbulluya değer katmaya çalışan İstanbul Gönüllüleri'yiz biz…

Uzun süren bekleyişimiz, yeni ufkumuz için uygulanabilir ve doğru çalışma modelini bulmaya yönelik oldu. Ne de olsa çok daha büyük ve uzun soluklu bir sorumluluk üstlenmeye hazırlanıyor ve bu iş, ciddi bir hazırlık gerektiriyordu. 

Önce, şehrin gönül elçileri olarak çalışacağımız sistem için hedeflerimizi belirledik. İstanbul ve İstanbullu için neler yapabilirdik, ilkelerimiz neler olmalıydı? Nasıl çalışmalıydık? 

Faaliyet alanlarımızı ve çalışma modelimizi tasarlayıp, muhtemel işlerimizi, süreçlerimizi planladık. Kullanacağımız altyapıyı  belirledik, geliştirdik. Yerel yapılanma organizasyonumuzu güçlendirdik. Kısacası, önceden birlikte deneyimlemediğimiz yepyeni sorumluluklar için kolları sıvadık.

Daha önce yaşadıkları ilçeler dışında sorumluluk alan gönüllülerimiz, görevlerini o ilçede ikamet eden arkadaşlarına devrettiler. Gönüllülerimizin bir kısmı bu hazırlık sürecini sağlıklı bir şekilde aşabilmek üzere bir takım sorumluluklar kabul ettiler.  

Artık hep birlikte ve yeniden, her şeyin çok daha güzel olacağı bir İstanbul için taptaze bir başlangıç yapıyoruz...

Bu uğurda herkesin bir ucundan tutarak katkı sağlayabileceği o kadar çok şey var ki!  

En güzeliyle hak ettiğimiz İstanbul, zaman, enerji ve birikimini bu amaçla değerlendirmeye hazır gönüllülerini bekliyor.